suleyman's notes (1065) 

Please wait...
Sorry, the note you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't post your note right now. Please try again later.
To post a note you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off notes.
Sorry, we can't delete your note right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of notes that can be posted in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to post notes disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish posting your note.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To post a note, sign in with your Windows Live ID (it's your Hotmail, Messenger, or MSN account). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

Zamanmı degişti yoksa insanmı bilez olduk halimizi evrahımız bozuldu bilemez olduk ukbayı neyledik neylediler duyğularımıza sersefil olduk manasız hamallar olduk gayesi olmayan girdaplarda yorulur olduk. gayesiz bihaber vasıfsız kaldı şahsiyetimiz neyledik nolduk... gayemiz degişti maddeyi arar olduk Dost elinde dosta ahdettik yalan söyledik maveraya daldık namütenahi duyğular besledik insafsızca gayesiz yaşadık yaşıyoruz gönüllerimiz acı aşk şiirleri söyler oldu manasız şarkılar söyledik dost a giden yolda nefsi efrada uyduk halimiz yaman ömür gitti yol bitti emanetçi geldi emanet almaya vahlar Eyvahlar çaresiz kaldı nice yapılmamışlıklar manasız kaldı duyğular hisler deyişler yalan aşklar yalan dostluklar madde sevdaları son buldu yalnız kaldık hesabı olmayan toprakta tüm isyanlara başıboşluklara inkara inat hoşgeldin etti elami evraha. sınırlar çizildi artık varla yokun arasında hamallığını tüm yapmışlıklarımızın hesabı kaldı... Ey gönül insafsızca göysünü gererek gezdigin arzın hayrınla şerrinle kalbaşbaşa evveli bilmedin ahiri bilmedin gör yandığın gündür.. Ömür mevsilik kar gibidir....|||||||||<<HESABA...ÇEKİLMEDEN...HESABA...ÇEK...KENDİNİ....>>||||||||
26 minutes ago
Kadın neden terk eder? Yoksa amanın! Bu kadın kısmı dönek midir acaba? Peki kadın ayrılık noktasına nasıl gelir? ‘Seviyorum’ derken ayrılmak ne iştir? Farkında olunan tek şey, yıllardır umutsuzca kaçınılan yalnızlığınızla artık baş başa kaldığımız…”

“Erkekler hâlâ; bu işe uyanamadı. Hayır! Kadın dönek mönek değildir! Ama daha beteridir… Kadın fena halde biriktirir, not alır. Sonra da bir sabah aniden “Günaydın, gittim ben” deyiverir. Üstelik erkeğin ruhu bile duymaz. Düşünür, taşınır, biraz da kaşınır da kadının nasıl olup da bu hale geldiğini anlamaz. Bir kere kadının duyguları bir günde değişmez, bir günde vazgeçmez ilişkisinden. Öyle çok sinyal verir ki erkeğe, ama erkek görmez; görmek istemez! Kadın ilişkinin içinde erkeğe sinyaller çakar…. Erkek ne yapar? “Saçmalama” der! Ama kadın saçmalamıyordur ki… Sonra bu ’saçmalama’lar birikir de birikir… Erkek hâlâ uyanmaz. Sonunda da bir bakmışsınız, kadın yok!”

Siz iyisi mi sevdiğiniz kadına kulak verin, biriktirmesine izin vermeyin. Çünkü kadın karar verdi mi arkasında durur. Kendisine saygısı en önemli hazinesidir! ‘mış gibi’ yapmaz! Sonradan dökülen gözyaşı da fayda sağlamaz! Ve kadın bir karar alır.Bu kararını çok sever. Aynaya baktığında gördüğünü kadını daha çok sever kendi kendine.

::::::::::::IYI AKSAMLAR::::::
14 hours ago
♥♥♥BUGÜN AFFEDİYORUM♥♥♥
Bu gün gayet neşeli ve mutlu bir şekilde evimden işe gitmek üzere
çıktığımda, tabii ki neler olacağını bilmiyordum, ancak gün boyu
moralimi bozmamaya çalıştım ve affederek neşemin devam etmesini
sağladım.
İşte bugün olanlar ve üzerine benim ilavelerim;
Evimin önünde duran arabama gece vurup kaçanları
Affediyorum.
İş yerinde yarım saat park yeri aradıktan sonra
Park yapılmaz levhası olmadığı için arabamı park ettiğim yerden
çeken çekicileri
“Park levhası koymak onların işi değil” diyerek
Affediyorum.
Ve bir dilekte bulunuyorum; Devlet’e ödediğim vergiler ve bu cezalar
inşallah iyi işlerde kullanılır diyerek, güne devam ediyorum.
Sabahları iş yerinde asansörde tanımadığım insanlara “günaydın”
dediğim halde, bana cevap vermeyen insanları
“duymamışlardır” diyerek
Affediyorum.
Asansörden inerken, iyi çalışmalar, iyi günler dileklerime, cevap
vermeyen insanları
“duymamışlardır” diyerek
Affediyorum.
İşyeri kapısını, arkasından geldiğimi gördüğü halde
(selamlaşmıştık), bir iki saniye tutma zahmetine katlanamayarak ve
kapının şiddetle yüzüme çarpmasına neden olan insanı
“unuttu” diyerek
Affediyorum.
Ofis kapısında, ben girerken, O çıkarken birbirimizi göremeyip
aniden şiddetle çarpıştığım ve özür dileyerek kenara çekildiğim
halde,
“önünüze bakmıyorsunuz” diyen üst düzey yöneticimizi !
“kafası karışık herhalde” diyerek
Affediyorum.
Öğlen yemeğini hava çok güzel diye bu gün şirket dışında yemek
istedim. Henüz maaşları almadık ama kalan bütün paramı, kredi
kartlarımı, hüviyetimi, ehliyetimi cüzdanımla birlikte
kaybediyorum/çaldırıyorum, ama çıldırmıyorum,
“Hiç farkında değilim, dalgınlık işte” diyerek; kendimi,
“demek ki ihtiyacı varmış” diyerek Sn. Hırsızı
Affediyorum.
Sürekli yardım edip de, çok üzülerek bu gün yardımcı olamayacağımı
belirttiğimde, yaşanan bu güne rağmen
“hiç yardım etmiyorsun” diyen arkadaşımı
“hepsini bilmiyor tabii” diyerek
Affediyorum.
Artık maaşlarımızı ayın onundan evvel alamıyoruz, borçlarımdan
dolayı sürekli faiz yiyorum, bu gün yine yedim.
“Türkiye’nin sorunu” diyerek
Patron’umu da
Affediyorum.
Yılın beşinci ayında hala zam alamadık, duyumlarıma göre
almayacakmışız,
“Eh tabiiki, yurtdışı seyahatleri, davetler, alışveriş, vs., bu
devirde para mı yetişir, kim zam yapmış da O yapacak, bütün
şirketler böyle” diyerek
Patronum’u yine
Affediyorum.
Biraz keyfim kaçtı ya,
ilave kuruntular ile
Affedecek başka bir şeyler daha arıyorum, arayınca bulunur ya, ben
de buluyorum.
Ama, Öncelikle,
Bir süre önce sağlığım bozulduğu için bir ay yatağa bağlı kaldığımı
düşünüyor ve
şimdi kendimi ne kadar iyi hissediyorum diyerek Tanrı’ya
şükrediyorum.
Kötü günlerimde, tüm dostlarım, arkadaşlarım ve sevdiklerim yanımda
olduğu için ve
hala bir işim olduğu için
Tüm sevdiklerime ve
Patronum’a
Bir teşekkür ediyorum.
İki yıl önce bugün, beni ve tüm ailemi çok üzen ve bu hayattan gitme
kararını kendi veren çok sevgili kardeşimin
İşlerimin yoğunluğundan izin alamayıp,
ziyaret edemediğim için beni affetmesini diliyorum.
Artık iş çığrından çıktı, işi biraz daha ileri boyutlara taşıyıp
sızlanmaya başlıyorum.
Gece gündüz demeden yıllardır çalışıp didinmeme rağmen hala kendime
ait bir evim olamadı vs., vs.,
düşünmeye başlıyorum ama hemen sonra,
İşimi de Affediyorum.
Artık o kadar bunaldım ve her şeyi birbirine karıştırır oldum ki,
Hata yapıp özür dilediğim halde beni affetmeyenleri,
Arada sırada hoşgörüsüz ve affetmeyen biri olduğum için kendimi
Affediyorum.
Ne affedilemez diye düşündüğümde,
Bir daha düşünüyorum.
Sayamayacak kadar çok şey buluyorum.
Moralim bozuk ya...
Sonra neden bu kadar çok “affedilmez” buldum diyerek kendime
kızıyorum.
Ama kendimi yine affediyorum.
Bu gün gönlüm yorgun düştü, sıkıldım, bunaldım, yoruldum.
Artık hiçbirşey düşünmek istemiyorum.
İnsanlık halidir diyorum.
Aslında İnsan olduğumuz için hatalar yapıyoruz,
Genelde affedilmeyi bekliyoruz.
Ama sıra affetmeye gelince ne kadar çok zorlanıyoruz.
Oysa affedilmeyi beklerken ne kadar da masum oluyoruz.
En kötüsü de hatalarımızı kabul etmediğimiz zamanlar.
Çünkü ortada ne affedilecek nede affedilmeyecek hiçbir durum
olmuyor. Herşey normal görünüyor.
Özür dilemek ; ”O da ne demek? Ben ne yaptım ki” mantığı.
Bu günü daha ilginç geçirenler de vardır diyerek, ertesi günü
merakla beklemeye başlıyorum.
Çünkü yarına mutluluk ve neşe yüklendi, eğer görmeyi
becerebilirsem...
Hayatta herşeyle karşılaşabiliriz ama yaşamak çok güzel, kendimize
zehir etmemeliyiz diye düşünüyorum.
Ve bugün, tüm geçmiş olsun dileklerini gülerek kabul ediyorum.
:) Sevgilerimle ♥♥♥PELİN♥♥♥ :)
15 hours ago
,.¤ª“˜¨¨“ª¤.,¸¸¸,.¤ª“˜¨¨“ª¤.,¸¸¸,.¤ª“˜¨¨“ª¤.
♥』 『♥』GUNAYDINN『♥』 『♥
¨“ª¤.,¸¸¸,.¤ª“˜¨¨“ª¤.,¸¸¸,.¤ª“˜¨¨“ª¤.,¸¸¸,.¤ª“
Bırakın öfkeyi, bırakın kini,
Herşeyin başı da sevgidir sevgi.
Ne olursa olsun mezhebi,
Herşeyin özü de sevgidir sevgi.
..........((_,»*¯*« »*¯*«,_))
((_,»*¯**¯*«,_)) ((_,»*¯**¯*«,_))

Bitsin bu savaşlar, dökülmesin hiç kan,
Hiç yüzünden ölmesin binlerce can,
Düşünün bir kere insanız insan,
İnsanın sözü de sevgidir sevgi.
..........((_,»*¯*« »*¯*«,_))
((_,»*¯**¯*«,_)) ((_,»*¯**¯*«,_))

Hayatını yaşa, yaşamı tanı,
Dünyaya taht kuranlar nerde hani,
Bundan ders almaktır en güzel yanı,
Yaşamın sırrı da sevgidir sevgi.
..........((_,»*¯*« »*¯*«,_))
((_,»*¯**¯*«,_)) ((_,»*¯**¯*«,_))

Bütün engelleri sel olup aşan,
Elini uzatıp yardıma koşan,
Benliğin yitirip özünde pişen,
Çorbanın tuzu da sevgidir sevgi.
..........((_,»*¯*« »*¯*«,_))
((_,»*¯**¯*«,_)) ((_,»*¯**¯*«,_))
Vefasızda kalsa bıkıp yılmayan,
Nefes alışını her an dinleyen,
Sinesine dokundukça inleyen,
Aşığın sazı da sevgidir sevgi.
1 day ago
Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄ƷGÜNAYDIN ARKADAŞIMƸ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ
Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ
"Dostluk deyince şu sözler gelir aklıma
dünyanın en fakiri kim dendiği zaman dostu olmayandır derim
rabbim herkuluna güzel dostluklar nasip etsin.
güzel bir hafta dilerim yüzünden gülücülkler eksilmesin arkadaşım
Allaha emanet olun.sevgi ve saygılarımla.selam ve dua ile...
Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩۞Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ♥۩Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ

1 day ago
ஜ°°ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°°ஜ°°
iyi akşamlar arkadaşım selam ve dua ile..
ஜ°°ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°°ஜ°°

Gönüllerde olmuş sevgi umut
Kalplerin fethinin sırrıdır sevgi
mana Sevgi soyut, sevgi somut
Gönlün kapsının anahtarı sevgi

Sevgi mutluluk, sevgi insanlık
Sevgi gizem, sevgi gözle bakış
Sevgi dokunan gönülde nakış
Gönüllerin açılış kapısıdır sevgi

Sevgi kısmettir, sevgi selamet
Sevgi devlettir, sevgi servet
Sevgi gönülden gönüle sohbet
Ömrün manası tuzu biberi sevgi

Sevgi insanların doğan güneşi
Sevgi gönüllerin de fildişi kulesi
Sevgi akan çeşmenin içilen tası
Gönül okyanusun suyudur sevgi
1 day ago
Ne Böyle Sevdalar Gördüm, Ne Ayrılıklar
ஜ°°ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°°ஜ°°
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm

Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni

Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları...
ஜ°°ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°° ஜ°°ஜ°°
:)Sevgilerimle Pelin :)
1 day ago
..........................).....................(.................(
..........................)...................(..................)
..........................(.......................)................(
..........♥═♥.................................................................♥═♥
............♥═♥.............................................................♥═♥
.............♥═♥...........................................................♥═♥♥═♥♥═♥
..............♥═♥.........................................................♥═♥............♥═♥
...............♥═♥.......................................................♥═♥............♥═♥
..............♥═♥.........................................................♥═♥........♥═♥
.............♥═♥...........................................................♥═♥....♥═♥
.............♥═♥........NASILSA BİZE KAHVE ...........♥═♥♥═♥
..............♥═♥..........İKRAM EDEN YOK ..............♥═♥
................♥═♥........BİZ EDELİM BARİ:)).............♥═♥
...................♥═♥..........AFİYET OLSUN............♥═♥
.......................♥═♥............Sürgün................♥═♥
............................♥═♥.......Sevdam.........♥═♥
♥═♥═♥................♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥..............♥═♥═♥
....♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥
........♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥♥═♥

═♥═♥═════BİLİYORUM ARTIK══════♥═♥═

Biliyorum artık...
Sevginin her sey demek olmadıgını
Severken bile insanın sararıp soldugunu
Ne kadar arasan ne kadar çırpınırsan mutsuzluk buldugunu
En önemliside aslında sevmenin sensiz kaldıgımda ölmek oldugunu

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

Biliyorum artık...
Gözlerinin bende olmadıgını
Yüreginin bana tutuşup aşkımla yanmadıgını
Bir ceylan gibi bazen hüzün bazen sevinçle dolmadıgını
Ve beni aslında hiç sevmedigini hiç bir zaman benim olmadıgını

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

Biliyorum artık...
Bu yürek seni sensiz yaşayacak
Göz yaşları kan olup bagrına dolacak
Senli ektigim renga renk gül bahcelerim solacak
Ve biliyorumki bu yürekte yerin hiç ama hiç dolmayacak

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

Biliyorum artık...
Sonu gelmeyecek karanlık gecelerimin
Sözleri donacak kifayetsizce lal olmuş dillerimin
Kırık kantları yaralı yüregi sancısı dinmeyecek bedenimin
Ve hiç üşümesi bitmeyecek sensiz her hayale uzanan titrek ellerimin

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

Biliyorum artık sevgili
Biliyorum...
Boşuna ugraşma benimle boşuna çalma artık ömrümü
Çünkü ben artık
Biliyorum...!!!

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

MUTLU HUZURLU GÜZEL BİR HAFTA SONU
DİLİYORUM ARKADASIM
İYİ AKŞAMLAR
2 days ago
mehmetwrote:
iliklerimde hissetdim
rüzgarını...
fırtınalar esdi yüreğimde
aniden kapıldığım duygu selinde
nereye gittiğimi bende bilmiyorum.
3 days ago
Hüzünler dönüşşün sevince. Rabbim yaralarımızı sarsın Rauf adıyla!
Kalbimizdeki hastalıkları gidersin Şafi ismiyle!
Cumamız mübarek olsun!

Ey Kapıları açan Allah’ım,
Bize kapıların en hayırlısını aç,
Ey halden hale çeviren Rabbim,
Halimizi en güzel hale çevir.
Ey kalpleri döndüren Allah’ım,
Kalplerimizi dinin ve taatin üzere sabit kıl..
Allah’ım!
Kur’anı bize dünyada bir dost, kabirde ünsiyetli bir yoldaş, kıyamette bir şefaatçi, sırat üzerinde bir nur, Cehennem ateşine karşı bir siper ve örtü, Cennette bir refik, bütün hayırlara bir delil ve imam kıl.
Allah’ım!
Kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur’an nuruyla nurlandır. Allah’ım!
Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Sahabîlerine ezelden ebede kadar Allahın ilmindeki nesneler sayısınca salât ve selâm eyle.
ALLAHım!…
Bizi nefislerimizin şerrinden, amellerimizin gösterişinden ve – şeytanın .. hilesinin .. şerrinden .. kurtarıp emniyete kavuştur.
Kalplerimizi emrettiğin şeylere karşı sabit eyle,men ettiğin şeylerden uzaklaştır.
Allahım..Ancak Seninle her gönül sükunet bulur!…
Ve ancak Seninle her kul hayat bulup Lütfuna mazhar olmakla yaşar.
ALLAH’ım!.. salatü selamlarımız Efendimiz MUHAMMED (a.s.) ve onun al ve eshabın’a olsun …
Ya Rab! Ona getirilen salatlar hürmetine bizi bağışla …
Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz.
Senden başka ibadete layık kimse yoktur.
Namazlarımızı ..Tevbelerimizi Habibin s.a.v hürmetine kabul eyle ..

Cumanız mübarek olsun..
Mevlam bu güzel günü en güzel şekilde yüreğinizde yaşattırsın inşallah
Bir daha ki Cuma’ya kavuşabilmek duası ile..
RAbbimiz nimetlerinin şükrünü ifa edebilceğimiz bir cuma nasip etsin inşaAllah..Amin

“Iman Iki Esit Parcadan Olusur; Bir Parcasi Sabir, Diger Parcasi Sükretmektir.”
(Hz. Muhammed Mustafa S.A.V)

3 days ago
!!






http://www.miskokulum.com/resim/hayirli_cumalar.jpg
Renklerin toprağından fışkıran derin coşku, yağmurlarla buluştuğunda yüreğin tufandan kurtulduğu gün;

seher soluklu Cuma…

Canın coştuğu, ruhun kanatlandığı, gönlün güllerle güldüğü günde; zaman ötesinden kokular getirir zaman…

Sürgün saatleri serinletir melekût meltemler…

Mana maddenin önünde gizem kapılarını açar;

her şey anlam değerini dillendirir… Dilekler, dualar yükselir durmadan, saat-i icabeyi yakalamak için…

Cumanın kalbini yakalayanın kalbi duaları kabul olunur…

Ne isterseniz cevap verilir; düğümler çözülür, dertler dağılır, hayata renk gelir, renklere hayat…

Ubudiyet dua renkleriyle süzülür gönlün gökkuşağına…

Kulluk toprağından yükselen tefekkür çiçekleri güneşin renklerini görür ve gösterir…

Bereket yağmurlar yağar Rahmet bulutlarından… Toprağın kokusuyla, gökkuşağı renkleri coşku kuşlarını uçurtur sekine kanatlarıyla;

Dağların, denizlerin ötesinde, yıldızların yetişemediği, galaksilerin göremediği yöne doğru…

Kalp, cumanın kalbiyle bütünleşmiş, yönsüz ve zamansız iklimlerde renkleri ve kokuları geride bırakmış yitik yurdunu arıyordur; sonsuz saadet…

Latif ve Alim olan Rabbimiz dünya saadetiniz için Cuma'yı vesile kılsın, ahirette size ve tüm sevdiklerinize "Cuma Yamaçları" nasip etsin...

Hayırlı Cumalar..



!!
3 days ago
....GUNAYDIN...

Şimdi saat sensizliğin ertesi
Yıldız doğmuş gökyüzü ay aydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Birben kaldım tenhasında...
Gecenin avutulmamıs ben.

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç boynunun
kolyesi olsun
Buda benim sana
ayrılırken hediyem olsun.

"Soytarılık etmeden
güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden
doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine
sezebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu
arasıra biliyorsun
Şimdi iyi niyetlerimi bir bir
yargılayıp asiyorum
Bu son olsun, son olsun."

Şimdi saat yokluğunun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın
İşi gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında gecenin
Hic uyumamış ben.

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç
boynun kolyesi olsun
Bu da benim sana
Ayrılırken hediyem olsun.
5 days ago

Bosuna ugrasipta kendini yorma
Giden gitmistir gelmez yüregim
Binbir ümitle sakin bekleme
Buda gecer unut onu yüregim...

Isyan edipte aglamak niye
Alin yazisiymis sakin üzülme
Olacakti zaten ha öyle,ha böyle
Bu acida gecer be sabret yüregim...

Hayat bu zaten inisli cikisli yürüdü
Kimi zaman yamuk,yumuk kimi cok düzgündü
Cok aglatti ama arada sirada da güldürdü
Bir gün bizde seviniriz hadi gül be yüregim

Ayrilik acisi geldi,geldi de burayi deldi
Seni seviyorum diyen söyle nerde hani
Uyan rüyadan ac su gözlerini hadi
Yasamak senin de hakkin,yasa be yüregim..

.......IYI AKSAMLAR....
6 days ago
..............♥═♥........................................♥═♥
.........♥═♥.................................................♥═♥
.....♥═♥.........................................................♥═♥
...♥═♥..........................İYİ...............................♥═♥
..♥═♥....................AKŞAMLAR......................♥═♥
..♥═♥.......................GÜZEL............................♥═♥
...♥═♥.......................DOST............................♥═♥
.....♥═♥.........................................................♥═♥
........♥═♥...................................................♥═♥
...........♥═♥.............Sürgün..................♥═♥
..............♥═♥......................................♥═♥
..................♥═♥......Sevdam.........♥═♥
......................♥═♥.......................♥═♥
.........................♥═♥.................♥═♥
............................♥═♥..........♥═♥
...............................♥═♥....♥═♥
..................................♥═♥═♥

═♥══♥═════════════════════♥═♥═
═♥═♥═══════ AY IŞIGIM ════════♥═♥═
═♥══♥═════════════════════♥═♥═
♥Geceyi özlemine yaktım sabahım hiç olmasın
♥Bıraktım aşkına yıldızları güneşim dogmasın
♥Yüregimin sevdası sen ay ım mabedim kalsın
♥Senle içime huzur veren ay ışıgım kaybolmasın
═♥══♥═════════════════════♥═♥═
═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═
═♥══♥═════════════════════♥═♥═
♥Yakamozlar senle parlar neşe olur bende dünya
♥Işıgınla dalar gözlerim hayat bir an olur rüya
♥Pencereme vuran sensin hani ruhun dolar ya
♥Yazasım gelir aşkımı daga taşa topraga suya
═♥══♥═════════════════════♥═♥═
═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═
═♥══♥═════════════════════♥═♥═
♥Gökyüzünde ayım sensin kalbimde ışıgım
♥Sırf sana benziyor diye ben o aya aşığım
♥Ne kadarda yaksada içimi hayale daldığım
♥Bilki sensin ay yüzlüm özlemiyle yandığım
═♥══♥═════════════════════♥═♥═
═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═
═♥══♥═════════════════════♥═♥═
♥Ay penceremde nurum olur aydınlık ışıgıyla
♥Bilirimki seni taşır bana gökte asıl varlıgıyla
♥Uzakta olsan bakıyorsun ya sevdigim sen aya
♥Budur beni mutlu eden sevindiren tek rüya
═♥══♥═════════════════════♥═♥═
═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═
═♥══♥═════════════════════♥═♥═

SEVDİKLERİNLE GÜZEL HUZURLU BİR AKŞAM
DİLİYORUM ARKADASIM ALLAHA EMANET OL
6 days ago
Aşkın sıfırında yürüyorum
Yıldızların seni yansıttığı bu gecede
Geçtiğim bu yollar, sana götürüyor beni sanki
Sonunda sadece karanlık olduğunu bilmezcesine
Ve kentin ışıkları daha da rengarenk yanıyor
Bir hayelin izini sürmeye çalışan bu kalple alay edercesine

Aşkın özlemliğinde yürüyorum
Okul çıkışlarında, teklif edilen seyirci rolünü
Liseli aşıkların oynadığı filmlerde üslenirken
Karanfil sokağının kulağıma çarpan müzik sesleri arasında, seninle sen olmadan sohbet ederken

Aşkın sıcaksızlığında yürüyorum
Yine o soğuk Ankara sabahlarının birinde
Aslında üşüyenin yalnızca ben olduğumu
Ve yalnız benim ellerimin soğuktan çatladığını anladığım o sensizlik saalerinde

Aşkın sınırında yürüyorum
Ardından ortaya çıkan uçurumların kıyısında
İçimde her an düşme korkusu,
Bir sallanır gibi oluyor, aldırmıyorum
Çünkü o anda zaten aşkın sıfırında olduğumu fark ediyorum.

GUNAYDIN HAYATDA HERSEY GONLUNUZCE OLSUN
Nov. 17
. . . ¶¶¶ . . ¶¶¶.¶ .¶¶
. . . . . . .¶¶¶.¶. .¶¶¶. . .¶¶
. . . . . . ¶¶¶¶. . . ¶¶¶ . . .¶¶¶
. . . . . .¶¶¶¶¶ . . ¶¶¶¶.¶¶ .¶¶
. . . . . ¶¶¶¶. . . . ¶¶¶¶. . . ¶¶
. . . . ¶¶¶¶¶¶¶. . . . .¶¶. . . ¶¶
. . . . ¶¶¶¶¶¶¶¶. . . . ¶¶. . ¶¶
. . . . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . . ¶¶. . ¶¶
. . . . . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ ¶.¶¶
.¶¶. . . . .¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶.¶¶
.¶¶¶¶¶ . . . . . ¶¶.´´´´¶¶¶¶¶¶´´´´´´¶¶¶¶¶¶
.¶¶¶¶¶¶¶. . . .¶¶. ´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶
. ¶¶¶¶¶¶¶ . . ¶¶. .´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´´´¶¶¶¶
. .¶¶¶¶¶¶¶ . ¶¶. . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´´´¶¶¶¶
. . .¶¶¶¶¶¶. ¶¶. . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´¶¶¶¶¶
. . . .¶¶¶¶¶¶¶. . . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ ´¶¶¶¶¶
. . . . . . . .¶¶. . . .´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶
. . . . . . . ¶¶. . . . ´´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶
. . . . . . .¶¶. . . . . .´´´´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶
. . . . . . ¶¶. . . . . .´´´´´´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶
. . . . . . ¶¶. . . . . .´´´´´´´´´¶¶¶¶¶¶¶¶
. . . . . . ¶¶. . . . . .´´´´´´´´´´´¶¶¶¶

Sokak Kedisi.

Kedilerle ilgili bu durumu yeni ögrenmistim;
Normalde sokak kedisi kendini saldirgan köpeklere karsi koruyabilirmis. Bu direnci kiran tek sey neymis biliyor musunuz: Sevgi...

Insanoglu, eger bir sokak kedisinin basini oksar ve ona sefkat gösterirse kedicik kendisinin koruma altinda oldugunu zanneder ve sivri tirnaklarini içeri çekermis. Ve vahsi köpeklerin azgin dislerini girtlaklarinda veya itlaf ekiplerinin zehirli etlerini midesinde bulurmus. Küçücük bir dokunusta gardi düsen ve ölümcül yaralara açik hale gelen sarmanlarin kaderinde kendi ask hayatimizin hülasasini buldum.Biz de Eros'un sefkatine siginip, sevdalaninca en mahrem zaaflarimizi elevermiyor muyuz? Yillar yili ardina sigindigimiz barikatlarin anahtarini gönüllü teslim edip, tirnaklarimizi içeri çekmiyormuyuz?

Sevginin bizi kollayacagina, sarip sarmalayacagina dair ön kabulümüz yüzünden koruma duvarlarimizi gönüllü kaldirip, yaralarimizi açik hale getirmiyor muyuz? Sonra neoluyor? Sevdamiz en büyük zaafimiza dönüsüyor. Saçimizi oksayan elin bizi ilelebet kollayacagina inaniyor, tatli sözlere kaniyoruz. Taklalar atip, cilveler yapiyoruz. Ve en ummadigimiz anda, en korunaksiz halimizle Kalaniyoruz askin hoyrat yüzüne... Sefkatimiz katilimiz oluyor. Ders almak mi? Ne münasebet!..Daha son ihanetin yarasi kabuk baglamadan, yeni yaralar için araliyoruz kalbimizin kapilarini...

Zavalli bir kedi yavrusundan farkimiz yok askin karsisinda... Boynumuzda, kalbimizde pençe pençe darbe izleriyle, her sicak dokunusta çocukça uysallasip, her hayalkirikliginda "köpek gibi" pisman olarak, her terkediste aci çekip her dönüste biraz daha kanayarak, kanayan yerlerimizi kediler gibi dilimizle yalayarak, "Bir daha asla"larla "Daima"lar arasinda yalpalayarak yara bere içinde yasiyoruz.

O yüzden "Melek"ler, içe kivrik patilerle gömülüyor. Ve hayata "Seytan"lar hükmediyor. Belki de en iyisi kuyrugu her daim dik tutmaktir... Sefkate kanmis mefta bir ev kedisi olmaktansa, gardini almis hayatta bir sokak kedisi kalmak daha iyidir.

Can Dündar

:) sevgilerimle Pelin :)
Nov. 16
dost sevenwrote:
Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana;herkes içime dökmüş artıklarını

Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını…
Nov. 16
memet ...wrote:
HAYIRLI GÜNLER
MUTLULUKLARIN PEŞİNİZİ BIRAKMADIĞI, GÜZELLİKLERİN YOLUNUZU KESTİĞİ ESENLİK VE HUZUR DOLU BİR HAFTA DİLİYORUM...

sensizlikle flört etmeyi sen değil
sensizlik bilir
sesi ses/sensizliği sensizlik bilir

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tut!
çok ağrımış kendinin, siyah
ve ayaz kendinin
hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver...
*
bak, palandöken dağlarında karlar erimiş
teknelerde kol kola bahar sulara inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
bir gül ver söküldüğüm günler için

-ve önce kendinin ellerinden tut!-
*
kendimin ellerinden tutunca
içimden nehirler gibi akmak geliyor
yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor
geberesiye içip salaş meyhanelerde
buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor

tutunca kendimin ellerinden
pusulasız gemilerde yatmak
yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda
sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor

sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden
ömrümün içinden akmak geliyor...
*
sessizlik sensizliği ezbere bilir
sensizlik her şeyi bilir...

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tut!
sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin
ellerinden;

bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş
günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
avuttuğum düşler kendine benim için bir gül ver

sensizlikle flört etmeyi sen değil
sensizlik bilir
sesi ses/sensizliği sensizlik bilir

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tut!
çok ağrımış kendinin, siyah
ve ayaz kendinin
hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver...
*
bak, palandöken dağlarında karlar erimiş
teknelerde kol kola bahar sulara inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
bir gül ver söküldüğüm günler için

-ve önce kendinin ellerinden tut!-
*
kendimin ellerinden tutunca
içimden nehirler gibi akmak geliyor
yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor
geberesiye içip salaş meyhanelerde
buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor

tutunca kendimin ellerinden
pusulasız gemilerde yatmak
yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda
sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor

sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden
ömrümün içinden akmak geliyor...
*
sessizlik sensizliği ezbere bilir
sensizlik her şeyi bilir...

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tut!
sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin
ellerinden;

bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş
günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
avuttuğum düşler için bana bir gül ver
bir
gül
pusulazıs gemiler, sökülmüş günler için...
*
ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım
sen kendinin ellerinden tut
ve kendine benim kendine benim için bir gül ver

sensizlikle flört etmeyi sen değil
sensizlik bilir
sesi ses/sensizliği sensizlik bilir

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tuk!
çok ağrımış kendinin, siyah
ve ayaz kendinin
hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver...
*
bak, palandöken dağlarında karlar erimiş
teknelerde kol kola bahar sulara inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
bir gül ver söküldüğüm günler için

-ve önce kendinin ellerinden tut!-
*
kendimin ellerinden tutunca
içimden nehirler gibi akmak geliyor
yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor
geberesiye içip salaş meyhanelerde
buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor

tutunca kendimin ellerinden
pusulasız gemilerde yatmak
yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda
sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor

sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden
ömrümün içinden akmak geliyor...
*
sessizlik sensizliği ezbere bilir
sensizlik her şeyi bilir...

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tut!
sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin
ellerinden;

bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş
günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
avuttuğum düşler için bana bir gül ver
bir
gül
pusulazıs gemiler, sökülmüş günler için...
*
ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım
sen kendinin ellerinden tut
ve kendine benim için bir gül ver

YILMAZ ODABAŞ


ALLAHA EMANET OLUNUZ
SELAM VE DUA İLE
Nov. 16
.........<♥>??<♥>.........................................<♥>??<♥>
.......<♥>??<♥>.............................................<♥>??<♥>
.....<♥>??<♥>.................................................<♥>??<♥>
....<♥>??<♥>...................................................<♥>??<♥>
...<♥>??<♥>~~~~^~~~~~~^~~~~^~<♥>??<♥>
.<♥>??<♥>.........................................................<♥>??<♥>
<♥>??<♥>...........................................................<♥>??<♥>
<♥>??<♥>...........................................................<♥>??<♥>
.<♥>??<♥>.........................................................<♥>??<♥>
...<♥>??<♥>.....................................................<♥>??<♥>
.......<♥>??<♥>.............................................<♥>??<♥>
............<♥>??<♥>...................................<♥>??<♥>
................<♥>??<♥>...........................<♥>??<♥>
......................<♥>??<♥>................<♥>??<♥>
.......................<♥>??<♥>............<♥>??<♥>
..........................<♥>??<♥>.......<♥>??<♥>
..............................<♥>??<♥><♥>??<♥>
.............................<♥>??<♥>.<♥>??<♥>
........................<♥>??<♥>??<♥><♥>?<♥>
.......................<♥>??<♥>??<♥><♥>??<♥>
........................<♥>??<♥>??<♥><♥>?<♥>
.............................<♥>??<♥>.<♥>??<♥>
..................................<♥>??<♥>??<♥>
....................................<♥>?<♥>?<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
........................................<♥>??<♥>
.............................<♥>??<♥><♥>??<♥>
......................<♥>??<♥><♥>??<♥>??<♥>
..............<♥>??<♥>??<♥>??<♥>??<♥>??<♥>
........<♥>??<♥>??<♥>??<♥>??<♥>??<♥>??<♥>


seni neden seviyorum
varlıgınla mutluluk verdiğin için
her sevgi sözcüğüyle beni ucurdugun için
bana canım derken içimden bi şeyleri kopardıgın için
varlıgınla yüregime benligime hayatıma anlam kattıgın için

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

seni neden seviyorum
bana umutla baktıgın için
beni ben oldugumdan sevdigin için
diline düşmeyeni gözlerinde gördüğüm için
yüreginde varlıgında aldıgın her nefeste ben oldugum için

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

seni neden seviyorum
sana baktıgımda gülen gözlerim için
sana baktıgımda hızlı hızlı çarpan yüregim için
sana baktıgımda anlatılmaz bir haz duyan bedenim için
ve sana her baktıgımda gözlerinde adeta cenneti gördüğüm için

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

seni neden seviyorum
hiç yaşamadıgım aşkı yaşattıgın için
ömrümce tadamadıgım duygular tattırdıgın için
belkide ilk defa kendimi bir insanda sende buldugum için
ve ilk defa birini severken bunca duyguyu bir arada yüregime kattıgın için

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

Ve seni seviyorum...
Uzakta olsan yüregimi güzel dünyana aldıgın için
İyiki varsın...

═♥═♥═════Sürgün~Sevdam══════♥═♥═

İYİ AKŞAMLAR GÜZEL VE DEGERLİ ARKADASIM
YENİ HAFTA SANA VE SEVDİKLERİNE MUTLULUK
GETİRSİN SAGLICAKLA KAL YARADANA EMANET
Nov. 15
SEVGİ TÜRLERİ : ''EĞER, ÇÜNKÜ, RAĞMEN''
♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥
Japon düşünür Masumi Toyotome'nin sevgi üzerine söyledikleri.
"Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir" diye başlıyor Toyotome.
"Sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz" diye soruyor.
Sonra anlatmaya başlıyor..
"Sevgi üç türlüdür!.."
Birincinin adı
"Eğer" türü sevgi!..
Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar.
Örnekler veriyor:
Eğer iyi olursan baban, annen seni sever.
Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim.
Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.
Toyotome,
"En çok rastlanan sevgi türü budur" diyor.
Bir şarta bağlı sevgi... Karşılık bekleyen sevgi...
"Sevenin, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak
vaad edilen bir sevgi türüdür bu" diyor yazar...
"Nedeni ve şekli bakımından bencildir.
Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır."
Yazara göre evliliklerin pek çoğu "Eğer" türü sevgi
üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor.
Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil,
hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve
beklentilere giriyorlar.
Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor.
Sevgi giderek nefrete dönüşüyor.
En saf olması gereken anne-baba sevgisinde bile "Eğer" türüne rastlanıyor.
Yazar bir örnek veriyor.
Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için, çok çalışıyor. Okul dışında hazırlama kurslarına da gidiyor. Ama başarılı olamıyor. Babasının yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor.
Eve döndüğünde babası öfkeyle "Sınavları kazanamadın. Bir de utanmadan Hakone'ye gittin" diye bağırıyor.
Delikanlı "Ama baba, vaktiyle sen de bir ara kendini iyi hissetmediğinde Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın" diyor.
Baba daha çok kızarak, delikanlıyı tokatlıyor.
Çocuk da intihar ediyor.
"Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler, yanılıyorlardı " diyor yazar.
"Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı!.."
İnsanlar "Eğer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında.
"Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek, bu genç adamın yaptığı gibi, yaşamı sürdürmekle, ondan vazgeçmek arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir" diyor, Masumi Toyotome.
İkinci türe geçiyoruz.
"Çünkü" türü sevgi.
Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor:
"Bu tür sevgide kişi, bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır".
Örnek mi?
"Seni seviyorum.
Çünkü çok güzelsin(Yakışıklısın)."
"Seni seviyorum.
Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki." ,
"Seni seviyorum.
Çünkü bana o kadar güven veriyorsun ki.."
"Seni seviyorum.
Çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerler götürüyorsun ki."
Yazar,
"Çünkü" türü sevginin,
"Eğer" türü sevgiye
tercih edileceğini anlatıyor.
"Eğer" türü sevgi, bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir
yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz, hoş bir şeydir, egomuzu okşar. Bu tür, olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz, bu türün, "Eğer" türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz. Kaldı ki, bu tür sevgi de, yükler getirir insana. İnsanlar, hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek
niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekileri sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer.
Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler.
Üstü açık BMW'si ile hava atan delikanlı, Ferrari ile gelene içerler.
Evli kadın, kocasının genç ve güzel sekreterine içerler.
"O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi?" diye soruyor Toyotome...
"Çünkü türü sevgi de, gerçek ve sağlam sevgi olamaz." diyor.
Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var...
Birincisi,
"Acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz?" korkusu.
Tüm insanların iki yanı vardır.
Biri dışa gösterdikleri.
Öteki yalnız kendilerinin bildiği.
"İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terkederlerse" korkusu buradan doğar.
İkincisi de
"Ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa.." endişesidir.
Japonyada bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış.Yüzü fena halde çirkinleşince, nişanlısı nişanı bozup onu terk etmiş. Daha acısı... Aynı kentte oturan anne ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler, artık çirkin olan kızlarını. Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne bina edilmiş olduğundan bir günde yok olmuş. Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış. Kız bir kaç ay sonra kahrından ölmüş...
Japon yazar, "Toplumdaki sevgilerin çoğu "Çünkü" türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür" diyor...
Peki o zaman,
gerçek sevgi,
güvenilecek sevgi ne?
Ve işte sevgilerin en gerçeği!..
"Üçüncü tür sevgi benim
"Rağmen"'
diye adlandırdığım türdür"
diyor yazar.
Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için "Eğer" türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp, böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için "Çünkü" türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan "Bir şey olduğu için" değil, "Bir şey olmasına rağmen" sevilir.
Güzelliğe bakar mısınız?
Rağmen sevgi...
Esmeralda, Quasimodo'yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına "rağmen" sever.
Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmaralda'ya çingene olmasına "rağmen" tapar!.. "
Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insanı olabilir.
Bunlara "rağmen" sevilebilir.
Tabii bu sevgiyle karşılaşması şartı ile..
"Burada insanın, iyi, çekici, zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine "rağmen" olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor.
Bütünüyle çok değersiz gibi görünebiliyor ama, en değerli gibi sevilebiliyor.
Japon yazar
"Yüreklerin en çok susadığı sevgi budur"
diyor.
"Farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir."
Bunu böyle olduğundan nasıl emin?
Haklı olduğunu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyor..
"Şu soruma cevap verin" diyor.
"Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz?
Kendi kendinize "yaşamamın ne yararı var" diye sormaz mıydınız?
Devam ediyor Toyotome...
"Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün...
Dünya birdenbire başınızın üstüne çökmez miydi?
O an yaşam size anlamsız gelmez miydi?"
"Diyelim ki sıradan bir yaşamınız var...
Günlük yaşıyorsunuz...
Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa, kalan hayatınızı nasıl yaşardınız?"
diye soruyor ve yanıtlıyor:
"Böyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da
iyice dağıtıp yaşayan ölü haline geliyorlar."
Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor "rağmen"' sevgiyi...
"Bu gün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni
"rağmen" türü sevgiyi
şu anda yaşıyor olmanız ya da
bir gün bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır."
Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome...
"Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor.
Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var...
Kimsede başkasına verecek fazlası yok"
diye açıklıyor...
Anlatıyor.
"Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz.
Ama o da aynı şeyi başkasından beklemektedir"
Peki bu dünyada sevgi ne kadar var?
Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar...
Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi.
Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor.
Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor.
Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz.
Hani nerede?
Hepsi o...
Ve asıl çarpıcı cümle en sonda:
"Dünyadaki en büyük kıtlık,
"Rağmen" türü sevginin
yeterince olmayışıdır!.."

Masumi Toyotome

Not: Masumi Toyotome'nin "Three Kinds Of Love" adlı eserinden alıntıdır.
♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥
:) Sevgilerimle Pelin :)
Nov. 14